2 Nisan 2010 Cuma

Giderler. Hiç düşünmeden giderler. Duygular gider, sözcükler gider, yaşımız gider, göz yaşlarımız gider ve insanlar gider. En çok hangisinin yolculuğudur bizi üzen. En çok hangisini özler ki insan yada en çok hangisine ihtiyaç duyar ayrılıklardan sonra. Kimi zaman o duygulardan uzaklaşmak için içmediğimiz şarap, yemediğimiz çikolata kalmaz. Ağzımızdan çıkmasın diye sözcükler kendimizle kavga ederiz. Gülücüklerle yepyeni bir yaşa girer ertesi günse ömrümüzden bir gün daha eksildi diye debeleniriz. Kimi zaman kurtuluştur göz yaşlarımız, bir rahatlama, yükseliş. Kimi zamansa güçsüzlüğün ifadesidir. Göstermek istemeyiz herkese o yaşları. bir köşede çığlıklarımızla boğmak isteriz o sessizliği.
Ve insanlar gider. Sanırım en çokta yaralayan o olur ruhları. Düzenleri altüst eden zamansız gidişler, planlı gidişler.. orada olmasını çok isteyip yüzüne tükürüklerle savurduğumuz defolları hak eden insan/insanlar. Hak ettiği halde gidişini yanımızda kalmasını istemek ne kadar acı bir duygudur. İnsanın kişiliğini yoran, gücünü emen.. zehrini hızla yayan ve her adımında daha da yaşlandıran. Yüzündeki çizgilerin biricik sebebi olan o insan.. ruhları olgunlaştıran, uzaklaştıran, tanışmadığı duyguların içine atıp kaçan. Tüm duyguların dürtmelerine maruz kalıp ayağa kalkmaya çalışan ruhlar. Kayıplar..
Artık tüm ruhlar kayıp.

1 yorum:

  1. Evet yine senin hayranın olarak okuduğum bu yazında da gerçekten senin kitap basma konusunda destekliyorum ve her türlü kampanyayı yapıcam bunun üzerine :)

    SİMGE KİTAP YAZ !!! LÜTFEN :):)

    YanıtlaSil